Uzayda Yaşam Neye Benziyor?

Uzayda daha keşfedilmiş ya da keşfedilmemiş bir çok  gök cisimi, yıldızlar ve onların çevresinde belirli bir yörüngede dönen gezegenler var. Biz bunları keşfettikçe bu gezegenler hakkındaki bilgilerimiz arttıkça, yaşanılabilir bir dünya bulma umudumuzda aynı ölçüde artıyor. Peki uzaylılar ile karşılaşırsak ne olur?

İçinde bulunduğumuz evren bir hayli kaotik bir ortam içerisinde. En son yapılan keşiflere göre, sadece samanyolu galaksimiz de bile dünya benzeri yani yaşama uygun potansiyeli uygun olan milyarlarca gezegen var. Ve işin tuhafı bizim galaksimiz de içinde bulunduğumuz gözlemlenebilir evrenin milyarlarca galaksiden biri. Harvard Üniversitesinden Prof.David Charbonneau, “En iyi tahminlerimize göre her dört yıldızdan birinde bizimkine benzer sıcaklık ve boyuttan en az bir gezegen var” diyor. Birçok bilim insanı da bu ve bunun gibi yıldız sistemleri içerisinde bulunan gezegenlerde yaşam olduğunu düşünüyor.

Bilim insanlarına göre uzayda yaşamın iki basit gerçeklik üzerine kurulu olduğunu düşünüyorlar. Birincisi; yaşamın kimyasal unsurları (yani azot, hidrojen, helyum, oksijen vb…), Dünya’daki yaşama benzer iki temel bileşeni olan sıvı su ve organik karbon gibi, evrende bol bulunması. İkincisi ise; gezegenimizin oluşumundan hemen sonra bile üzerinde yaşam vardı. Yani koşullar uygun olursa yaşam çok süratli ve rahatça yayılabilir.

Bilim insanları ve onları destekleyen bazı girişimciler de uzak yıldızlara kısa bir vakit içerisinde ulaşmanın yolunu bulmaya başladılar. Örneğin 2016 yılında kurucularından arasında Stephen Hawking , Mark Zuckerberg ve girişimci olan Yuri Milner olan Starshot  girişimine göre “StarChip”  adını koydukları nano düzeydeki uzay araçlarını Dünya’da yerleşik yoğun bir lazer sistemi ile uzayda yönlendirmenin mümkün olduklarını söylüyorlar. Eğer proje işe yararsa, bize en yakın yıldız sistemlerinden biri olan Alpha Centrauriye’ye ulaşmak 100.000 yıldan 20 yıla indirilebilecek. Projenin ilk protipleri Mayıs 2018’de test edilmeye başlandı. Aynı zamanda Nasa, ötegezegenlerin atmosferlerini ve yaşam belirtisi olup olmadığını anlamak amacıyla iki yeni program başlattı. Ve TESS olarak adlandırılan bu proje önemli veriler gönderdi.

uzayda yaşam uzaylılar uzayda yaşam formalrı

Diğer Dünyalar Neye Benziyor?

Bilim insanları diğer dünyalarda neler ile karşılaşabileceklerine dair fikirler geliştirdiler. Bazı bilim insanları diğer gezegenlerde potansiyel yaşamların, bizimkinden ne kadar farklı olabileceğini de düşünmeye başladılar. yeşil ten, koca gözlü uzaylı tasvirleri artık demode olmuş durumda. Evrim biyologları, biyomekanik uzmanları ve astrobiyologlar, artık gezegen bilim ve jeolojinin mantık sınırlarını aşmayan gerçekçi, daha inandırıcı, yaşanılabilir dünya tasarımları üzerinde kafa yormaya başladılar. Yine de birçok bilim insanları hala yaşamın neye benzediğine dair fikirlerinin, 20 yıl önce çekilmiş uzaylı filmleri kadar ileri yaşam formları olmasına olasılık dahi vermiyorlar. Washington Üniversitesinden paleontolog Prof. Peter Ward, ” Yine de evrendeki her gezegende fizik ve kimya kuralları aynı olacaktır… Fiziği alt etmenin yolu pek te fazla değil. ” diyor. Ona göre Dünya benzeri gezegenlerde, dış uzayda da olsa buradaki bir yaşam formuna benzeyecektir. Yani aslında kedni biyoloji anlayışımıza ya da diğer gezegenler hakkında sahip olduğumuzz meteorolojik ve jeolojik tahminlere göre bir çıkarımda bulunmak pek de anlamlı olmayabilir.

uzayda yaşam uzaylılar uzayda yaşam formalrı

Daha büyük Tuhaflıklar!

Kısacası, Dünya dışı yaşamın nasıl olduğunu tam olarak kestirmek doğru olmaz. Nitekim Dünya üzerindeki yaşam formları bile farklı zamanlarda ve farklı yerlerde, diğerlerinden daha belirgin farkları olan hatta bazen benzersiz yaşam formarına da yol açabiliyor. Örneğin dinazorlar soyu tükendiğinde onların arkasından gelen türler onlara pek de benzemiyorlardı. Dünyada ki benzersiz yaşam formlarını görmek için deniz altına bak mak bile yeterli olur. Dünya benzeri bir gezegende çok daha büyük bir tuhaflıklarla karşılaşabilme imkanımız da yok değil. Hatta bunları tam olarak “Yaşam” olarak algılayamayabiliriz.

Barış Özcanın bu güzel videosunu da izleyebilirsiniz.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.